Kapat

Sınav Kaygısını Yenmek İçin Psikologtan Tavsiyeler

Anasayfa
Eğitim Sınav Kaygısını Yenmek İçin Psikologtan Tavsiyeler
Sınav Kaygısını Yenmek

Sınav Kaygısını Yenmek İçin Psikologtan Tavsiyeler

Merhaba arkadaşlar bu yazımızda sınav kaygısı, sınav stresi yaşayan arkadaşlar için Psikolog Büşra Hanım’dan yardım alarak bu sınav kaygısını yenmek için neler yapabiliriz aile ve öğretmenler bu konuda nasıl yardımcı olabilir bunu ele aldık.Büşra Hanım’a sınav kaygısını yenmek için verdiği tavsiyelerden doalyı ve bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ederiz sınav stresini nasıl yenebilirim diyen arkadaşlar için umarım faydalı olur.Hazırsak sınav kaygasını yenmek için tavsiyelerimize geçelim.

Sınav Kaygısını Yenmek

Sınav kaygısı nedir? Nasıl baş edebiliriz? Başarı düzeyimizi nasıl etkiler? Kimlerden destek almalıyız?

Hastanede çalışan bir psikolog olarak en çok karşılaştığım durumdan söz etmek istiyorum. Maalesef çalıştığım ilçede insanlar etiketlenme korkusuyla bizim oralara pek uğramıyorlar. Haliyle genellikle danışanlarımız da sınav kaygısı yaşayan öğrenciler oluyor onlar da zorla aileleri tarafından getiriliyorlar. Bu nedenle bu konuya değinmek istedim. Konuyu sadece öğrencileri değil ebeveynleri ve öğretmenleri de ilgilendirir bir şekilde ele alacağım.

Sınav Kaygısı nedir, nasıl oluşur?

Sınav dönemlerinde zihniniz sürekli sınav sonunda başarısız olacağınız endişesini ile meşgulse kaygılısınız demektir. Zaten kaygı kötü şeyler olacağına dair düşüncelerden kaynaklanan duygusal bir reaksiyondur. Bu kaygı günlük yaşamı da olumsuz etkilerken bunu uyku ve yeme düzeninizdeki değişimden kolayca fark etmeniz mümkün. Herkes de bu kadar belirgin görülmeyebilir o ayrı.

Herkes ise bu kaygıyı eşit düzeyde taşımaz. Bunun birçok nedeni olabilir. Bazı insanlar daha rahattır daha az kaygılanır veya gamsız da olabilir. ‘ Babam beni özel üniversite de okutur neden kasayım?’ diyenlerin açıkcası çok kaygılanmasını beklemiyoruz zaten. Tabii ki özel üniversitelere laf yok. Konumuz bizim bu sınavları nasıl algıladığımız. Hayatının sonu algısının empoze edildiği bir eğitim sistemimiz var keza ailelerin baskısı, toplumun baskısı, sınıf ve okulun baskısı, komşunun oğlu derken nasıl kaygılanmayacaksınız?

Peki gerçekte öyle mi? Üniversite okumadan zengin ve ünlü olan insanların başarı hikayelerini hepimiz duymuşuzdur. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, ünlü yönetmen Steven Spilberg efendime söyliyeyim Microsoft’un kurucusu Bill Gates…  Sınav yaklaştıkça daha çok muhabbeti geçer bunların , ciddi ciddi başarılacağına  inanılır. Ben de yapabilirim denir hem okusan ne olacak ki diplomalı işsiz dolu falan filan. Arkadaşlar bir dahi değilseniz ya da çok tutacak şahane bir fikriniz yoksa boşverin bunları. Tabii ki sınavlar hayatın sonu değil ancak iyi bir gelecek için basamaktır.

Haa bu sınavlar çok mu başarıyı, zekayı, bir mesleği yapıp yapamayacağınızı ölçüyor hiç sanmıyorum. Lisede öğrendiğim neyi kullanıyorum?  Hiç. Ancak o zaman bilmem lazımdı. Ben de o bilgileri bir basamak olarak kullandım. Bu da ‘Hocam bunlar gelecekte ne işimize yarayacak?’ denilen mevzu. Belki yarayacak tarafları da vardır, bölümüne göre değişir.

Sınav kaygısı kimlerde daha çok görülür?

Kişilik özelliği olarak kaygılı olan insanların sınav kaygısına daha müsait olduğunu görüyoruz. Kaygı hayatımızda

Sınav Kaygısını Yenmek

büyük bir yer ediniyor ve günlük hayatımızı çok yoğun bir şekilde olumsuz etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almanın zamanı gelmiş demektir. Kaygı okul çağı çocuklarında tespit edilebilirken gelecekte daha olumsuz bir yaşantıya sebep verebilir. Yani önemsenmeyecek bir şey değildir.

Sınav Kaygısını Yenmek İçin Okul Ortamı-Öğretmen-Sınav Kaygısı İlişkisi

Rekabetin daha yoğun olduğu Fen ve Anadolu liseleri öğrencilerinde görece daha fazla görülmektedir. Yani rekabet ortamı kaygı yaratır. Bu öğrencilerden daha fazla beklenti vardır. Okulun namını yürütecek başarılara ihtiyaç duyulur, öğretmenler arası da bir rekabet söz konusudur. Rekabet kötü bir şey değildir aksine güdüleyicidir. Ancak fazlası ters bir etki yaratır. Bu konuda öğretmenlere düşen en büyük görev öğrencinin başarısını takdir edip devamını sağlamaktır. Destekleyici tutumdaki öğretmenlerin öğrencileri daha başarılı olur. Her öğretmenin daha çok sevdiği öğrencileri vardır. Bunlar başarılı ve uslu tiplerdir genelde. Bu çok normal bir şey ancak sadece bu öğrencilere yatırım yapmayın sayın öğretmenler. Bu kesin kazanır gözüyle baktığınız için daha çok üstüne düştüğünüz öğrencilerin sınıftaki diğer öğrencilere hem haksızlık hem de onlara umutsuzluk aşılamaktan başka bir şey değildir. Öğrencilerin sınav kaygılarını yenmelerinde en etkili olabilecek konumdasınız bunun farkında olun. Okul ortamında özgüvenli olan öğrencilerin kaygı düzeyleri düşüktür bununla beraber başarı düzeyleri daha yüksektir. Onların özgüvenlerini kırmayın. Ayrıca şimdiden kayırmacılık ve torpili de deneyimletmeyin onlara zaten hayatları boyunca maruz kalacaklar.

Sınav Kaygısını Yenmek İçin Aile Tutumu Nasıl Olmalı?

Diğer bir etken ise aile içindeki durumdur. Çoğu aile çok büyük bir başarı bekler, gururlanmak ister. Bir açıdan onlar da haklı hangi anne baba çocuğunun iyi yerlerde olduğunu görmek istemez ki? Ancak ailelerin tutumları bu konuda çok kritiktir. Kontrolcü, beklentici ve yargılayıcı ebeveyn stillerine sahip anne babalarınız varsa baskı altında kalmanız ve sonucunda daha çok kaygılanmanız kaçınılmaz. Bu konuda ebeveynleri defalarca uyarıyorum. Öncelikle çocuğunuzu sizden daha iyi kimse tanıyamaz. Yani beklentilerinizi çocuğunuzun potansiyeline bakarak belirleyin. Matematiği kötü olan bir çocuktan mühendislikmiş, tıpmış beklemeyin. Olmaz mı çok çalışır, eksiğini kapatır olabilir. Ama yüksek beklentilerle çocuğunuza yaptığınız baskı kaygılanmasına sebep olur. Sonra sınava girecek çocuğunuzu kardeşleriyle, komşunun muhteşem oğluyla/kızıyla karşılaştırıp durmayın.

Her çocuk birbirinden farklıdır. Farklı becerilere, farklı zeka seviyelerine, farklı yetiştirilmeye, farklı kişiliklere sahiptir. Karşılaştırma kaygıyı ve beraberinde çaresizliği getirir. Çocuklarınızın sürekli olumsuz yönlerini kafalarına kakmanız onu daha başarılı yapmayacak hatta başarısızlığı kabul edecek ve sonuç öğrenilmiş çaresizlik olacaktır.

Başarısız olduğu kabul ettirilmiş çocuk çabalamaz. Ayrıca bence en önemli olan şey de bu çocuğunuzun ne istediğine kulak verin. Onları mutsuz ama ailesi gurur duyduğu için sevmediği bir işe katlanan insanlar haline getirmeyin. Bu hayatı siz yaşamayacaksınız. Bırakın kararlarını kendileri verecek cesaretleri olsun. Onlara destekleyici bir tutumla yaklaşın. Sosyal destek kaygıyı en aza indirecek ilaçtır. Ailesinin destekçi olduğunu bilen bir çocuk kendini daha güvende hissedecek, başarısızlıktan daha az korkacaktır. Bir uyarı daha bütün sene sınav baskısı yaptığınız, her fırsatta sınavı hatırlattığınız, sonuçlarını varsaydığınız, çalışmadığı zaman kızdığınız veya uzun uzun dil döktüğünüz çocuğunuza sınav yaklaştığında ‘Aman canım dünyanın sonu mu?’ yaklaşımınız hiç gerçekçi değil. Çocuğunuza çelişkili mesajlar vermeyin.

Son olarak kaygıdan neden korkmamalıyız, sınav kaygısını yenmek için neler yapabiliriz ve kimlerden destek alabiliriz?

Bu kadar şey söyledikten sonra kaygının aslında işe yarar bir şey olduğunu söylesem ne düşünürsünüz? Eminim ki bu çoğunuz kaygının başarı düzeyini düşüreceğini düşünüyorsunuz. Ancak öyle olamayabilir. Biz buna eğrisel ilişki diyoruz. Kaygı belirli bir düzeye kadar başarıyı artırırken fazla kaygı başarıyı düşürmektedir.

Peki kaygımızı ideal düzeyde nasıl tutarız? Asıl problem de buradadır. Kaygının bir duygu olduğunu unutmayın, duygularınızı kontrol edebilirsiniz. Duyguları kontrol etmenin yolu ise düşünceleri kontrol etmekten geçer. Düşüncelerimiz duygularımıza yön verir

. Olayları algılayış biçimimiz bu durumda çok önemlidir. Örneğin son zamanlarda sınavınız kötü geçtiği için bunu genelleyip sınavı kazanamayacağınıza dair yanlış düşünceleriniz olabilir.

Ancak yapılan deneme sınavları sonucu belirleyici değildir. Olumsuz düşüncelerinizin farkında olun bunlar her zaman gerçekçiliği olan düşünceler değildir. Moralimiz bozulduğunda olayları daha kötü görmeye meyilliyiz. Gerçekte o kadar kötü olmayabilir bunun farkına varın.

Kaygı, stres ve korku gibi durumlar vücutta bazı tepkilere yol açmaktadır. Bu tepkiye savaş ya da kaç tepkisi denir. Normal düzeydeki kaygı, stres ve algılarımızı açarken daha iyi düşünmemizi sağlar.

Korktuğunuz bir anı hatırlayın kalp atışınız hızlanır, gözleriniz açılır, duyulamayacak kadar kısık sesleri duyarsınız. Sınav sırasındaki yaşadıklarınıza benziyor mu? İşte böyle durumlarda vücudumuz tetikte olur, algılarınız açılır ya savaşmalı ya da kaçmalısınızdır yani beyniniz bile daha hızlı çalışır, daha hızlı düşünürsünüz.

Bu da kaygının aslında çok korkulmayacak bir şey olduğunu gösteriyor. Ancak durum daha da kötüye gittiğinde kalp atışınız iyice hızlanır, her tıkırtı, yan taraftan gelen oflayıp puflamalar, her sorunun altını çizen kızın sesi sizi rahatsız etmeye başlar.

Odaklanmakta zorlanırsınız bunun sebeple okuduğunuzdan hiçbir şey anlamayıp tekrar tekrar okursunuz, ne kadar çok zaman geçtiğini görüp daha da kaygılanırsınız.

Arkadaşlar bu durumda yapılacak en iyi şey bir dakikalık elinizdeki kalemi bırakmak ve gözlerinizi kapatıp derin derin nefes almaktır. Oksijen daha iyi düşünmenize yardımcı olurken nefesinize odaklanmanız sizi odağınızdaki kaygıdan uzaklaştıracaktır. Daha sonra kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Sınav Kaygısını Yenmek

Sınav esnasında insanın kafasından binlerce düşünce geçer elinizden geldiğince bu düşünceleri savmaya çalışın özellikle de başarısız olacağınız düşüncesini.

Bahsettiğim nefes egzersizini ders esnasında da yapabilirsiniz. Bu sınav için de bir alıştırma olacaktır.

Daha önce ebeveyn beklentilerinde bahsettiğim konu sizin için de geçerli kendinize ulaşılabilir hedefler koyun. İnsanların bir ideal bir de gerçek benlikleri vardır. Yüksek idealler belirlediğimizde bizim gerçekliğimiz buna ulaşacak nitelikte değilse eğer başarısızlık kaçınılmaz olur. Hayal kırıklığına uğramamak için kendi potansiyelinizi bilerek onu geliştirmeye çalışın.

Kaygıyı yenmede en büyük savunucu olarak sosyal desteği söyleyebilirim. Aile, öğretmen ve arkadaşlarından olumlu geribildirimler, destekleyici tutumlar görmek kendinize güvenizi yerine getirecek kaygı düzeyinizi düşürecektir. Sınav dönemindeyim diyerek kendiniz sosyal ortamınızdan izole etmeyin olabildiğince başkalarıyla paylaşımda bulunun. Çevrenizin desteğini almaya çalışın.

Ve unutmayın başa çıkamadığınızı hissettiğiniz yerde biz ruh sağlığı uzmanlarından yardım alabilirsiniz.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Özellikle de sonuna kadar okuyabilenlere ☺


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir